Her ne kadar doğum
yapmak hayatın tamamlayıcı ve doğal bir parçası olsa da; doğum ile ilgili
yapılan seçimler kaderin ve şansın ellerine kalıyor. Elde iki tane seçenek var
ya sezeryan ya normal doğum. Ben normal doğum yolu ile bebeğime kavuştum.
Çevremdeki herkesin bu konu hakkında bir fikri vardı. Kimi sezeyan çok zor
dedi, kimi normal doğumun adı sadece normal dedi. Ben ise; herkese normal
dedim, içimden sezeyan dedim. Dualarım da ise; bebek ve benim için hayırlısını
diledim. Akışına bıraktım.
Tüm hamileliğim boyunca aktif olmaya özen
gösterdim. 37. Haftama kadar çalışmaya devam ettim. Özellikle son aylarda nefes
çalışmaları ve düzenli yürüyüşlerimi yapmaya çalıştım. Stresten uzak kalmaya
çalıştım. Hep olumlu düşünmeye, olumlu şeyler okumaya çalıştım. Endişelerimi
tetikleyecek durumlar karşısında uzak kalmaya özen gösterdim. Tıbbı komplikasyon olasılıklarını, istisnai
durumları düşünmekten uzak kalmaya çalıştım
40. haftayı
tamamladığımda Aptuğ’dan hala ses yoktu. Ne bir hafif ön kasılma ne nişan
vs. her hangi bir belirti yoktu.
Kendimce şu gün doğsun, şu saatte doğsun diye düşünüyordum. Eksiklerimi
tamamlayıp beklemeye başladım. Son zamanlarımda eşimin gece nöbetleri olduğu
için yalnız kalmamam için ve yardımcı olmak için Gözde ablam yanıma geldi.
Beraber beklemeye başladık. Kendiliğinden sancılarımın gelmesini çok
istiyordum. Fakat artık 40+1 de son dr kontrolümüze gittiğimizde doktorumuz
artık ya sezeryan ya suni sancı ile doğumu başlatmamız gerektiğini söyledi.
Çatı muayenesi yaptı 2 cm açılmam olduğunu
söyledi. Suni sancı verelim eğer ağrı eşiğin düşük ise, dayanamaz isen, doğum
başlayıp ilerlemez ise hemen sezeryana alırım seni dedi. Bende kabul ettim ve
yatışım yapıldı hastaneye.
Yanımda ablam ve
eşim vardı. Eşim hazır olan doğum çantamı almaya gitti. Ablam ise yatış
işlemlerimi yapıp odama yerleşmem konusunda yardımcım oldu. Hemen annemi arayıp
bilgi verdi. Esra ablam ile birlikte hazırlanıp onlar hemen yola çıkmaya
çalıştılar Ankara’dan. Eşim de kendi ailesini bilgilendirdi. Onlar
da Çorum ‘un Sungurlu ilçesinden gelmeye
çalıştılar.
Anneciğim gelene
kadar sürekli telefondan aradı. Konuştuğumda ağlamak istedim ama o benden önce
davranarak ağladığı için bende ağlar
isem daha çok heyecanlanır, ağlar, endişelenir ise diye ağlayamadım.
Neyse eşim eve
gitti geldi. Benim yatış işlemlerim tamamlandı. Suni sancıyı vermeye başladılar
saat 10:00 da. Bu iş kader, şans işi ya dünyanın en tatlı, en başarılı, en
profosyonel ebesine denk gelmiştim sanki. Ara ara hafiften sancılarım başlamaya
başlamıştı. Ebe hanım aralıklı olarak
nst kontrolü yapıp, suni sancı ayarları ile oynuyordu. Bana sakın kendini
bırakma, güçlü ol diyordu. Ben ise elimde serum dilimde dualar ile odanın
içinde geziniyordum. Sancılarım oldukça eşim ve ablamın desteği ile durup
geçmesini bekliyordum. Biraz şaşkındım. Ebe hanım sık sık kontrole gelip
gidiyordu. Korkuyordum ama belli etmemeye çalışıyordum. 3 saatlik kısım çok çok
rahat geçti. Hiç üst düzey bir ağrı durumu hissetmedim şükürler olsun. 13:00
civarlarından sonra biraz ağrılarım kuvvetlendi ve oda içerisinde gezmekte
zorlandım. Yatağıma geçim sancılarımı orada geçirmeye çalıştım. Midem bulandı
birazcık istifar etmek zorunda kaldım. İstem dışı biraz titreme aldı.. Ebe hanımda hep yanım da destek oluyordu.
Yüzümü siliyor rahatlatmaya çalışıyordu. Tuvalet ihtiyacımın olduğunu ve
tuvalete gitmek istediğimi söyledim. Beni göndermediler bu şekilde.
Meğersem bebeğim geliyormuş. Apar topar tekerlekli sandalye ile odamdan
doğumhaneye götürdüler. O ana kadar hiç
bağırmadım hep sakin sessizce sabırla
sancılarımı geçirmeye çalıştım. Bilincimi kaybetmeden ebe hanım ne dedi ise
uygulamaya çalıştım. Kendi çapımda evde iken çalıştığım nefes uygulamalarını
uygulamaya çalıştım. Etkili oldu ve gerçekten önemli imiş. Tekerlekli
sandalyede doğacak zannettim. Doğum masasına geçmem ile 3 ıkınma sonucu
bebeğimi gördüm. Sesini duydum. Kucağıma verdiler. Mucizeme kavuştum. Saat :14:10
19 temmuz 2016 bir Salı günü… çok çok güzeldi. Binlerce kez şükrettim.
Bir canlıya hayat vermeye vesile olmak sizi Allah’a daha da yakınlaştırıyor.
Annelik ve doğumun neden kutsal olduğunu o masada yatar iken anlıyorsunuz…
Doğumdan sonrası
ilk emzirmeler, şaşkınlıklar, hayranlıklar vs. geçti. Sonrası yanımda gelen,
destek olan tüm herkese teşekkür ediyorum. Ailelerin gelmesi akşamı bulmuştu maalesef. Doğumdan
sonra ilk annemi ve eşimi görmek istiyordum hep. Eşim hep anımda idi şükürler
olsun. Nasip olur ise inşallah bir
dahakinde annemde doğum esnasında her anımda yanımda olur. Bir de hep sabah ve
öğlen saatlerinde doğum yapmak istiyordum bu şekilde de oldu. Allah’ım hep
yardım etti. Dualarım kabul oldu. Kolay ve güzel bir doğum yaptım şükürler
olsun.
Ablam iyi ki
yanımdaydı her türlü ihtiyacımı giderdi, desteğini sağladı. Çok teşekkür
ediyorum..
Doktor bey ve ebe
hanımlarda işlerini çok profosyenel bir şekilde yaptılar. Ve desteklerini hiç
esirgemediler onlara da milyon kez teşekkür ederim.
Yine yanıma
gelerek, arayarak yardımda bulunan ve destek olan dostlarıma arkadaşlarıma çok
çok teşekkür ediyorum.
Ve eşim iyi ki hep
yanımdaydı.. onu artık bir baba olarak, eş olarak, sevgili olarak, yoldaş
olarak daha da bir başka seviyorum…
Ve ve BEBEĞİM:
içimde olduğun, uzun gibi görünen ama aslında hemen geçen 9 ay ve sonrası
hayatımda inanılmaz varlığın için teşekkür ediyorum..
BİR EVLAT DOĞUNCA
BİR DE ANNE DOĞARMIŞ.. HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN. DOĞUM YAPMAYI BEKLEYEN TÜM
ANNELERE KOLAYLIK VE HAYAL ETTİKLERİ GİBİ BİR DOĞUM DİLİYORUM..














