Bu Blogda Ara

29 Aralık 2016 Perşembe



Her ne kadar doğum yapmak hayatın tamamlayıcı ve doğal bir parçası olsa da; doğum ile ilgili yapılan seçimler kaderin ve şansın ellerine kalıyor. Elde iki tane seçenek var ya sezeryan ya normal doğum. Ben normal doğum yolu ile bebeğime kavuştum. Çevremdeki herkesin bu konu hakkında bir fikri vardı. Kimi sezeyan çok zor dedi, kimi normal doğumun adı sadece normal dedi. Ben ise; herkese normal dedim, içimden sezeyan dedim. Dualarım da ise; bebek ve benim için hayırlısını diledim. Akışına bıraktım.

  Tüm hamileliğim boyunca aktif olmaya özen gösterdim. 37. Haftama kadar çalışmaya devam ettim. Özellikle son aylarda nefes çalışmaları ve düzenli yürüyüşlerimi yapmaya çalıştım. Stresten uzak kalmaya çalıştım. Hep olumlu düşünmeye, olumlu şeyler okumaya çalıştım. Endişelerimi tetikleyecek durumlar karşısında uzak kalmaya özen gösterdim.  Tıbbı komplikasyon olasılıklarını, istisnai durumları düşünmekten uzak kalmaya çalıştım

40. haftayı tamamladığımda Aptuğ’dan hala ses yoktu. Ne bir hafif ön kasılma ne nişan vs.  her hangi bir belirti yoktu. Kendimce şu gün doğsun, şu saatte doğsun diye düşünüyordum. Eksiklerimi tamamlayıp beklemeye başladım. Son zamanlarımda eşimin gece nöbetleri olduğu için yalnız kalmamam için ve yardımcı olmak için Gözde ablam yanıma geldi. Beraber beklemeye başladık. Kendiliğinden sancılarımın gelmesini çok istiyordum. Fakat artık 40+1 de son dr kontrolümüze gittiğimizde doktorumuz artık ya sezeryan ya suni sancı ile doğumu başlatmamız gerektiğini söyledi. Çatı muayenesi yaptı  2 cm açılmam olduğunu söyledi. Suni sancı verelim eğer ağrı eşiğin düşük ise, dayanamaz isen, doğum başlayıp ilerlemez ise hemen sezeryana alırım seni dedi. Bende kabul ettim ve yatışım yapıldı hastaneye.

Yanımda ablam ve eşim vardı. Eşim hazır olan doğum çantamı almaya gitti. Ablam ise yatış işlemlerimi yapıp odama yerleşmem konusunda yardımcım oldu. Hemen annemi arayıp bilgi verdi. Esra ablam ile birlikte hazırlanıp onlar hemen yola çıkmaya çalıştılar  Ankara’dan.  Eşim de kendi ailesini bilgilendirdi. Onlar da Çorum ‘un  Sungurlu ilçesinden gelmeye çalıştılar.

Anneciğim gelene kadar sürekli telefondan aradı. Konuştuğumda ağlamak istedim ama o benden önce davranarak ağladığı için bende  ağlar isem daha çok heyecanlanır, ağlar, endişelenir ise diye ağlayamadım.

Neyse eşim eve gitti geldi. Benim yatış işlemlerim tamamlandı. Suni sancıyı vermeye başladılar saat 10:00 da. Bu iş kader, şans işi ya dünyanın en tatlı, en başarılı, en profosyonel ebesine denk gelmiştim sanki. Ara ara hafiften sancılarım başlamaya başlamıştı. Ebe hanım  aralıklı olarak nst kontrolü yapıp, suni sancı ayarları ile oynuyordu. Bana sakın kendini bırakma, güçlü ol diyordu. Ben ise elimde serum dilimde dualar ile odanın içinde geziniyordum. Sancılarım oldukça eşim ve ablamın desteği ile durup geçmesini bekliyordum. Biraz şaşkındım. Ebe hanım sık sık kontrole gelip gidiyordu. Korkuyordum ama belli etmemeye çalışıyordum. 3 saatlik kısım çok çok rahat geçti. Hiç üst düzey bir ağrı durumu hissetmedim şükürler olsun. 13:00 civarlarından sonra biraz ağrılarım kuvvetlendi ve oda içerisinde gezmekte zorlandım. Yatağıma geçim sancılarımı orada geçirmeye çalıştım. Midem bulandı birazcık istifar etmek zorunda kaldım. İstem dışı biraz titreme aldı..  Ebe hanımda hep yanım da destek oluyordu. Yüzümü siliyor rahatlatmaya çalışıyordu. Tuvalet ihtiyacımın olduğunu ve tuvalete gitmek istediğimi söyledim. Beni göndermediler bu şekilde. Meğersem  bebeğim geliyormuş.  Apar topar tekerlekli sandalye ile odamdan doğumhaneye  götürdüler. O ana kadar hiç bağırmadım hep sakin sessizce  sabırla sancılarımı geçirmeye çalıştım. Bilincimi kaybetmeden ebe hanım ne dedi ise uygulamaya çalıştım. Kendi çapımda evde iken çalıştığım nefes uygulamalarını uygulamaya çalıştım. Etkili oldu ve gerçekten önemli imiş. Tekerlekli sandalyede doğacak zannettim. Doğum masasına geçmem ile 3 ıkınma sonucu bebeğimi gördüm. Sesini duydum. Kucağıma verdiler. Mucizeme kavuştum.  Saat :14:10  19 temmuz 2016 bir Salı günü… çok çok güzeldi. Binlerce kez şükrettim. Bir canlıya hayat vermeye vesile olmak sizi Allah’a daha da yakınlaştırıyor. Annelik ve doğumun neden kutsal olduğunu o masada yatar iken anlıyorsunuz…

Doğumdan sonrası ilk emzirmeler, şaşkınlıklar, hayranlıklar vs. geçti. Sonrası yanımda gelen, destek olan tüm herkese teşekkür ediyorum. Ailelerin  gelmesi akşamı bulmuştu maalesef. Doğumdan sonra ilk annemi ve eşimi görmek istiyordum hep. Eşim hep anımda idi şükürler olsun.  Nasip olur ise inşallah bir dahakinde annemde  doğum esnasında  her anımda yanımda olur. Bir de hep sabah ve öğlen saatlerinde doğum yapmak istiyordum bu şekilde de oldu. Allah’ım hep yardım etti. Dualarım kabul oldu. Kolay ve güzel bir doğum yaptım şükürler olsun.

Ablam iyi ki yanımdaydı her türlü ihtiyacımı giderdi, desteğini sağladı. Çok teşekkür ediyorum..

Doktor bey ve ebe hanımlarda işlerini çok profosyenel bir şekilde yaptılar. Ve desteklerini hiç esirgemediler onlara da milyon kez teşekkür ederim.

Yine yanıma gelerek, arayarak yardımda bulunan ve destek olan dostlarıma arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum.

Ve eşim iyi ki hep yanımdaydı.. onu artık bir baba olarak, eş olarak, sevgili olarak, yoldaş olarak daha da bir  başka seviyorum…

Ve ve BEBEĞİM: içimde olduğun, uzun gibi görünen ama aslında hemen geçen 9 ay ve sonrası hayatımda inanılmaz varlığın için teşekkür ediyorum..

BİR EVLAT DOĞUNCA BİR DE ANNE DOĞARMIŞ.. HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN. DOĞUM YAPMAYI BEKLEYEN TÜM ANNELERE KOLAYLIK VE HAYAL ETTİKLERİ GİBİ BİR DOĞUM DİLİYORUM..

 

 

 



















 
 

23 Ekim 2016 Pazar

ÇEKİRDEK AİLEM :)












Eşim ile birbirimizi çok severek büyük bir aşk ile evlendik. Küçük yaşta evlendiğimiz için çevremizde olumlu karşılayan sevdiklerimiz ile beraber olumsuz karşılayan sevdiklerimiz de vardı. Fakat biz en güzel seçimimizi birlikte yaptık ve iyi ki dedik hep. Ömür boyu da böyle olur inşallah.
Herkesin olduğu gibi bizim de hayata dair beklentilerimiz, hayallerimiz, hedeflerimiz, tatil planlarımız var. Evliliğimizin bunların hiç birine engel olmayacağını düşünüyorduk. Bir arada olduktan sonra her şeyin daha da keyifli olacağına inandık biz. Derken..  Evlendikten sonra 2 ay içerisinde hamile kaldım. Bu sefer çevremdeki sevdiğim bir çok insan olumsuz tepkiler vererek çok erken olduğunu belirttiler. L
Hamileliğim sırasında; hayatımız bebek ile çok değişeceğini, farklı bir boyuta dönüşeceğini, geceleri uykusuz kalacağımızı, tatil yapmamızın çok zor olacağını, hayallerimizi gerçekleştiremeyeceğimizi, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını söylediler. Korktum. İlk etapta inandım. Ama sonra düşündüm, eşim ile uzun uzun konuştuk ve hiçbir kimsenin söylediklerine inanmadım.
Bebeğim 3 aylık oldu. Evet hiçbir şey eskisi gibi değil… Her şey daha anlamlı, daha özel, daha güzel..
Hayatta neye inanır iseniz, o doğrultuda hayatınızın şekillendiğine hep inanmışımdır. Ben bebeğimiz ile hayatın;  aşka, sevmeye, gezmeye, romantik anlara,  bakımlı olmaya, çalışmaya, hayaller kurmaya engel olmayacağına inandım her zaman. Gerçekten de hiç engel değil. Engeller insanların kendisi.
Zor anlarımız hiç mi olmadı; tabi ki oldu. Ama hayatınızın bebeksiz olarak yaşadığınız kısmında hiç mi zorluk çekmediniz. Hiç mi bebeksiz çıktığınız yolculukta sıkıntı yaşamadınız, hiç mi romantik bir tatil hayal edip hayal kırıklığına uğramadınız. Hayat zaten bu iyi ve kötü olarak adlandırdığımız anlardan oluşmuyor mu? Her zorlandığımız anda bebeğimizin gülümsemesi dünyalara bedel oluyor. 


Eşim ile birbirimize her gün seni seviyorum diyoruz, zaman zaman hediyeler alıyoruz, sürprizler  yapıyoruz.. Hayaller kuruyoruz. Biz hayatımıza, hayallerimize bebeğimizi de dahil ettik ve bu bize büyük mutluluk veriyor. Başka bir hayatımız yok. Bunu biliyoruz .. En güzel şekil de en  mutlu şekilde yaşamaya çalışıyoruz. DAİM OLMASI DİLEĞİM İLE…